Koparılan Çiçekler

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Radyo Draması

Oyunun Adı: Koparılan Çiçekler

Yazan ve Yöneten: Şule Nur Yazar

Ses Kurgu: Utku Can Eroğlu

Seslendiren: Şule Nur Yazar

(Nefes Sesi) 

Korkuyorum... Neredeyim ben? Bedenimi hangi zaman diliminde kaybettim? 

Doktor: Daha sakin bir tavırla olayları en baştan anlatmanızı istiyorum.

Sakim olamıyorum. Kapılar kapandı , kapılar daraldı, nefesim gitti, sesim kesildi. Ben ne zaman büyüdüm doktor hanım? Ben hangi zaman diliminde büyüdüm? 

Doktor: Önce bi sakin olalım. Bana tam olarak ne hissettiğinizi anlatır mısınız?

Hissedemiyorum doktor hanım, hissedemiyorum. Ben kimim? Neredeyim? Ben bir çiçektim dalımdan kopardılar. Kim kopardı beni? Kim kopardı beni doktor hanım?  Ben kimim?

(müzik)

Merhaba benim adım Menekşe, tatlı mı tatlı bir kasabada yaşıyorum. Uzun bir zaman önce...

-Toz pembe bir dünyam vardı..

Dağın eteklerinde kelebek avına çıkar, karınca yuvalarını takip eder, sek sek oynar ve bol bol ip atlardım. Ama biliyor musunuz? Oyuncak ayımı da asla yanımdan ayırmazdım çünkü o benim en iyi arkadaşım, tek sırdaşımdı. Onunla her gün bir sürü oyunlar  oynardım. Hıım bir de yaz geldi mi her yer cıvıl cıvıl olurdu. Çok yaramaz bir çocuk olduğumdan bol bol yere düşer dizlerimi kanatırdım. Tabi yardımıma ilk koşan da annem olurdu her zaman. Eh bir de  ellerimden tutup kaldırdığı gibi bir iki tane de şamarlardı. Aaa biliyor musunuz benim en çok sevdiğim oyun saklambaç...

- Başıma neler geleceğini bilmeden önce...

Üstelik en iyi saklanan ve en zor bulunan da bendim. 

- Keşke saklanmayı hiç öğrenemeseydim.

(Çocuk ve kuş seslerı,ortam sesi)

Meryem: Menekşe ! Menekşe! Aytül abla Menekşe'yi dışarı göndersene ne olursun.

Benden 3  yaş küçük Meryem'di çağıran, o gün de çağırmıştı. En iyi saklanmamın sebebi benden küçüklerle arkadaş olmamdı sanırım. Akıl edemiyorlardı beni bulmayı. O gün yine dışarı çıktım. 

Meryem: Eeee bana ne bana ne hep ben ebe oluyorum, hep ben ebe olmak zorunda değilim.

İkinci Çocuk: Her zaman aynı şeyi yapıyorsun Meryem bak Burcu hiç öyle şeyler yapıyor mu?

 Menekşe: E hadi Meryem bu defa da sen ol tamam mı? Bir dahakine söz ben olacağım.

Meryem: Bana ne sen zaten saklanıyorsun bulamıyoruz hiç bir zaman da ebe olmuyorsun.

Menekşe: Tamam bak bu defa yakalansam da yakalanmasam da ben ebe olacağım, sana öz veriyorum. 

Meryem: Tamam anlaştık o zaman 

Büyük tartışma sonrası Meryem saymaya başladı. .

Meryem: 1,2,3,4,5,6,7,8,9....

(Nefes sesi, ayak sesleri)

Menekşe: Saklandım, işte burası çok iyi burada asla bulamaz beni.

Meryem: 27,28,29,30 ... Önüm arkam sağım solum saklanmayan ebe.

Ardımdan biri girdi odunluğa.

(Kapı sesi, ayak sesi) 

 Ağzımı kapattım, nefesimi tuttum. 

Menekşe: Aahaha Meryem beni asla bulmamalıydı.

- Bir anda kollarımdan tutup sıkıca kavradı birisi ve duvara doğru iteledi minicik bedenimi. Yüzüne biraz ışık vurduğumda anladım ki alt komşumuz Mithat amcaydı.

 

Menekşe: Mithat amca ne yapıyorsun ? Ellerini çek canım çok yanıyor.

-Demeye kalmadan ağzımı kapattı zaten. Benimle küçük bir oyun oynadığını söyledi. İlk önce odunluğa girdiğim için  kızdığını zannetmiştim sonra bir anda ne olduğunu anlamadım, ağzımı kapattı, kollarımı tuttu. Bağıramadım doktor hanım, sesim çıkmadı, durduramadım; küçüktüm gücüm yetmedi.Biliyordum ki kötü bir şeyler oluyordu, canım çok yanıyordu. Ama bedenime nasıl bir zarar verdiğini asla çözemedim. Çocuktum ya hani bembeyazdım. benim  dünyamdaki her şey o güne kadar pırıl pırıldı, kirli hiçbir şey barındırmadım ki... Halbuki o akşam üzeri koskoca bir karanlık çökmüş benim hayatımın üzerine; toz pembe hayallerime, bembeyaz düşlerime. Sonra bir akşam ağabeyim geldi ve bana bağırarak dedi ki bunun tek çözümü ancak o adamla evlenmen. Evcilik olduğunu zannediyordum. Ne yaşandığının bile farkında değildim ki... Artık oyunlr bitmişti. Davullar, zurnalar çalıyordu. 

(Düğün sesi) 

Gözlerimden yaşlar süzülüyordu.  Tıpkı hayatımın en arabesk parçasını dinler gibi dinledim o günkü eğlenceyi. Yıllar peşi sıra birbirini kovalarken anladım ki bedenime benim iznim olmadan kimse dokunamazmış. Artık oyunlar bitmişti. Oyuncak ayım da yoktu mesela.. Kucağıma bir  bebek tutuşturdular benim  anne olmuşsun dediler.  Çocukken büyüttüler beni. 

(Bebek ağlama sesi)

Şşş ağlama bebeğim ağlama, anne sana ninni söylesin, ağlama...

( ninni) 

Eser Sahipleri:

Şule Nur Yazar

Utku Can Eroğlu