Toz ve sümbül

Hamza Dursun

Selçuk Üniversitesi
Radyo Drama

                                      TOZ VE SÜMBÜL

 

PROGRAMIN ADI: Toz ve sümbül

PROGRAMI ÖNEREN: Hamza Dursun

PROGRAMIN KONUSU: Savaşın insan psikolojisine etkisi

PROGRAMIN KONU DÖKÜMÜ: Savaşa rağmen insanların hayata devam etmeye çalışması

PROGRAMIN TÜRÜ: Drama

PROGRAMIN HEDEF KİTLESİ:7’den 70’e herkes

PROGRAMIN AMACI: Savaşın insan psikolojisi üzerindeki etkileri hakkında farkındalık yaratmak

PROGRAMIN ÖNEMİ: Savaştaki bireylerin hayatı

PROGRAMIN SÜRESİ: 10’00”

PROGRAMIN YAYIN TARİHİ: 5 Aralık 2021

PROGRAMIN YAYIN DÖNEMİ: 2021-2022

PROGRAMIN YAYIN PERİYODU: Her hafta cumartesi günleri yayındayız.

PROGRAMIN YAYIN SAATİ: 13’.00”-13’.10”

YAPIMCI KURULUŞ: Radyo Üniversite

YAYINLANACAĞI KURULUŞ: Radyo Üniversite

PROGRAMIN YAPIM ÖZELLİKLERİ: Erkek ve kadın oyuncular tarafından seslendirilecek, müzik ve efektler ile tiyatro desteklenecektir.

                                                                 (./..)  

 

                          TOZ VE SÜMBÜL

SİNYAL

KSP                                                 : Radyo Üniversite 2”

SİNYAL                                         : Bip sesi 1”                              

ESP                                                 : Toz ve sümbül 

 

MUSA: Sevgili dinleyenler Şehir Radyosundan herkese iyi günler. Üzücüdür ki yine bir son dakika haberiyle karşınızdayım. Saat 16:00 sularında Mengüç mahallesi gözlem uçağı tarafından bombalanmıştır. Bu uçak ikinci bombardıman uçağının daha fazla insan avlamaya yönelik girişiminin habercisidir. Lütfen bombalanan alandan uzak durun gördüğünüz yaralılara yardım etmek yerine ilgili birimlere haber verin. Tekrar ediyorum kesinlikle bombalanan alana yaklaşmayın. Bu yayın ikinci bombardıman uçağı geçene kadar kendini tekrar edecektir.

EFEKT                                           : Adım Sesleri 1”

EFEKT                                           : Kapı Açılma Sesi 1”

 

SELİM: Selim: Musa, bitti mi program? Hasan abiyle buluşacağım. Selma’nın yanına gideceksen bırakayım seni de.

EFEKT                                           : Sandalye Hareket Sesi 1”

 

MUSA: İyi olur Selim. Hazırsan çıkalım.

 

                                                                    (./..)

 

EFEKT                                           : Araba Kapısı Kapanma Sesi 1”

EFEKT                                           : Araba Marş Sesi 1”

EFEKT                                           : Radyo Cızırtısı Sesi 1”

 

SELİM: Ee Musa. Yakında Selma’yla evlenmeyi planlıyor musunuz?

MUSA: Evlenmek mi? Şu zamanda ha. Radyoyu daha yeni toparladık. Belimizi doğrulttuktan sonra bakarız ona da.

SELİM: Kardeşim böyle diye diye kaç yıl geçireceksin daha. (Es) Hah! İşte bak Hasan abi.

EFEKT                                           : Araba Kapısı Kapanma Sesi 1”

HASAN: Merhaba gençler.

MUSA: Merhaba abi nasılsın?

SELİM: Merhaba abi.

HASAN: Nerde kaldınız ya! Ağaç oldum burada. Alın bakalım çikolata getirdim size.

MUSA: Oo abi nereden buldun bunları, ne kadar uzun zaman oldu bunlardan yemeyeli.

HASAN: Radyoyu tekrar kurmanızın şerefine Ayşe Hanım gönderdi.

SELİM: Ah canım Ayşe teyzem benim, ellerinden öperim. Radyoya bomba düştükten sonra Selma’yla beraber bize çok yardımcı olmuşlardı. Geçecek bu günlerde. Ne olur bilmem ama içimden bir his bu savaşın yakın zamanda biteceğini söylüyor bana.

EFEKT                                           : Uçak Geçiş Sesi 1”

HASAN: Öyle diyorsun ama ben savaşın yakın zamanda biteceğine ihtimal vermiyorum. Bu savaşla beraber biz de yok olup gideceğiz. Mümkünse buralardan bir an önce kaçmak istiyorum.

SELİM: İhtimal vermezsin tabii Hasan abi. Senin keyifler yerinde. Savaşta para kazanan çok az insandan birisin. Gerçi yaptığın iş normal zamanlarda öyle çok para getirmez sanki.

HASAN: Ben sadece işimi yapıyorum. Hem herkes sizin gibi burada kalmaya çok hevesli değil. Üstelik ben insanlara yeni hayatlar kurmaları için fırsat sunuyorum. Bence her halükarda bunu birileri yapmalı. İnsanlar ölüyor ya insanlar!

EFEKT                                           : Bomba Düşme Sesi 1”

MUSA: Her fırsatta konuyu savaşa getirmeyi nasıl başarıyorsunuz anlamıyorum. Kesin şunu artık.

HASAN: Sen durumun ciddiyetini anlamıyorsun galiba. Bak, sana bir teklifim var. Selma’yı da al ve buradan git. Bu savaş hepimizi mahvedecek yoksa. Tabii sizi de. Ben sizi götürürüm. Dediklerimi iyice bir düşün ama pek vaktin olmadığını da bil. Çünkü bu şartlarda yarınından bile emin olamıyorsun.

SELİM: Hasan abi sen de amma karamsarsın. Abi sana bir şey söyleyeyim mi? Sen sınırın ötesinde ölüm yok zannediyorsun. İnsanı ayakta tutan ümittir. Korku değil. Sen korkuyorsun diye zavallı Musa’yı da korkutuyorsun.

EFEKT                                           : Bomba Düşme Sesi 1”

HASAN: Evet ne var yani korkuyorsam? Hayatta kalmaya çalışmak suç mu? Peki sen zevzek ümidinin senin hayatını kurtaracağına emin misin? Sen savaşlarda sadece askerler mi ölüyor sanıyorsun?

MUSA: Sizin muhabbetinize doyum olmuyor ama Selma’yla burada buluşacağız. Selim beni kenarda bırakıver.

 

GEÇİŞ EFEKTİ                              : Kapı Kapanma Sesi 1”

                                                                    (./..)

EFEKT                                           : Zil Sesi 1”

EFEKT                                           : Kapı Sesi 1”

SELMA: Hoş geldin Musa’m. Gel içeri hadi. O elindekiler nedir?

MUSA: Hoş bulduk. Bu çikolatayı küçük kardeşin Ahmet’e verirsin. Savaşın başından beri çikolata yüzü görmedi çocuk. Sana da bir şey vermek istiyorum. Bunlar hurma çekirdekleri. Eskiden insanlar diktikleri hurma ağaçlarının gölgesinde beraber yaşlanmak için sevdiklerine bu hurma çekirdeklerinden verirlermiş. Dedem de babaanneme bu çekirdeklerden vermiş.İşte bu çekirdekler babaannemin diktiği ağaçtan gelen hurmaların çekirdeklerinden.

SELMA: Canım Musa’m benim. Çok incesin. Teşekkür ederim. Bir gün bunları bizim evimizin bahçesine ekeceğim. Aslında enim de sana vereceğim bir şey var. Bu mikrofonu emekli mühendis Rıza bey verdi bana. Felç olduğundan beri sizin yayınları dinliyormuş. Radyonun bombalandığını duymuş. Radyoyu geri topladığınızı duyunca da ‘benim de bir katkım olsun’ diyerek bunu sana vermemi istedi.

MUSA: Canım benim. Sana da Rıza Abi’ye de çok teşekkür ederim. Hemen gidip

 denemek istiyorum. Hem yayın saati yaklaşıyor. Yayını muhakkak dinle. Bizim şarkımız çalacak.

GEÇİŞ MÜZİĞİ                           : Ninna Nanna, Lullaby 10”

 

                                                                    (./..)

 

HAMİDE: Ah, musa gel evladım.

MUSA: Hamide teyze, ne yapıyorsun sen burada.

HAMİDE: Evladım görmüyor musun çiçek suluyorum

MUSA: Hamide teyzeciğim görüyorum, görüyorum da, düşman kapımıza dayanmış herkes sınıra doğru gidiyor gitmeyenler gitmeye hazırlanıyor, sen ne yapıyorsun burada.

HAMİDE: Bak bunlar sümbül, ahh ömrü kısadır ama bir o kadar güzeldir bunlar. Toz mahvetti evladım bunları toz, garipleri her gün siliyorum.

MUSA: Toz ya hamide teyze toz.

EFEKT                                           : Bomba Düşme Sesi 1”

HAMİDE: Hayırdır evladım sen karabulut gibi dolaşıyorsun etrafta.

MUSA: Zeytinliklerin oradan geliyorum Hamide teyze, Selma’yı düşünüyorum onu ne kadar sevdiğimi. Selma’dan bir an bile ayrılmak istemiyorum ama onun burada kalmasına da dayanamam.

HAMİDE: Ben senin derdini anladım, bak oğlum ben bu yaşıma geldim ben artık kök salmışım bu topraklara Musa evladım sende doktor beyin kumaşından var. Deden tam bir beyefendiydi, kasaba kasaba dolaşıp kaç insanı tedavi etmiştir para pul istemeden sen daha iyi bilirsin. Görüyorum ki senin de köklerin burada kalacak, aşk başka bir şey evladım fedakarlık ister, Selma kızımın sonu şu sümbüllere benzemesin, anlıyorsun beni değil mi evladım?

MUSA: Anlıyorum Hamide teyze çok iyi anlıyorum.

HAMİDE: Off tamam git hadi git sabahtan beri içimi karartın.

                                                                    (./..)

SELİM: Geçen Mustafa abiyle görüştüm. Düşman askerleri şehrin 10 kilometre yakınına kadar gelmiş. Biliyor musun bu radyo işine girmekle ne kadar doğru yaptığımızı sorgulamaya başladım Musa. Bilemiyorum. Kendimi sorumlu hissediyorum. Bu odanın içinde hapsolmuşuz dışarıda olanlara müdahale edemiyoruz kendimi işe yaramazın teki hissediyorum.

MUSA: Selim bizim bu işe neden giriştiğimizi hatırlıyor musun? Savaş yeni başlamıştı. Bütün ülkeyi kaplayan bir telaş ve üzüntü vardı. Bir sürü arkadaşımız öldü. Sonra yavaş yavaş ölümlere, bombalara, yıkılan evlerden genzimize yapışan tozlara alıştık. Ben insanların eski hayat dolu günlerini unutmasını istemiyorum. Bu savaş biter ya da bitmez ama sonsuza kadar böyle yaşayamayız ya! Peki sonra? Kayıp bir nesil olarak mı devam etmeliyiz hayatımıza? Nasıl yaşandığını unutmuş, beklentisiz, ümitsiz. Radyoya düşen bombayı hatırlıyor musun? Peki sonrasında radyo malzemelerini geri toparlamak için verdiğimiz çabayı? Selma, Ayşe teyze, Hasan abi hepsi yardım etmişlerdi. Hepimizin emeği var burada. Bu radyo insanlara ümit veriyor. İşte Selim bey, sen şu mikrofonun başına geçip insanlara hayat vermek için kurdun bu radyoyu. Bunu unutma sakın.

SELİM: İyi hoş diyorsun da Musa. Gün bugün var. Şu an canlı değilsek eski günlerin hatırasını yaşatmak için mi varız? Ben senin Sözlerinden bugün yaşamadığımızı, ama yaşamanın anlamını unutmanın felaket olduğunu anlıyorum. Biz mücadelemizi radyomuzla yaptık diyelim. Peki söyler misin bana Musa binlerce masumun hayatını bu karanlıkta sürdürmesinin anlamı ne?

 

MUSA: Biliyor musun? Haklı olabilirsin. Hasan abinin dedikleri de aklımı kurcalıyor. Selma’nın burada kalması ona büyük haksızlık. Yine de birileri bildiği yoldan mücadele etmeli. Benim bildiğim yol bu.

 

                                                                    (./..)

 

SELMA: Seni arıyorum Musa bende, hem beni çağırıyorsun hem burada durmuş beni izliyorsun neden seslenmiyorsun.

MUSA: Şey Selma.

SELMA: Ahmet geldi eve kan ter içinde beni çağırmışsın apar topar koştum geldim bende. Bu ne kalabalık böyle, Musa sen iyi misin yüzün bir garip olmuş.

MUSA: Düşman askerleri şehre yaklaşmışlar, insanlarda bir telaş var sınırın ötesine gidiyorlar.

SELMA: Demek o yüzden bu kalabalık, gidiyorlar ha. E sen neden çağırdın beni Musam?

EFEKT                                           : Bomba Düşme Sesi 1”

MUSA: Selma, zeytinlik yolunda yürüyüşe çıkardık hatırlıyor musun?

SELMA: Musa canım, o kadar yaşlanmadım ya neden unutayım, sen bir şey mi söyleyeceksin?

MUSA: Gördüğün bütün leylekleri meraklı meraklı izlediğin için yol uzardı.

SELMA: Hayır canım, sen bana radyo kurma hayalinden dedenin plaklarından uzun uzun anlattığın için yol uzardı.

MUSA: Dün zeytinliklerin oradan geçtim, cesetler ve ölü bir köpek vardı, kim bilir kaç zamandır oradalar. Leylekler de sanki her şeyin farkındalarmış gibi kaç zamandır uğramıyorlar buraya. Galiba gerçekten yaşam terk etti burayı Selma.

SELMA: Musa ben bu konuşmanın nereye gideceğini biliyorum galiba.

EFEKT                                           : Bomba Düşme Sesi 1”

MUSA: Selma izin ver bitireyim. Sizinkilerle ve Hasan abiyle konuştum, her şeyi ayarlardım yarın seni götürecekler buradan. Gitmek istemezsen seni anlarım ama, kardeşin Ahmet daha çok küçük annen yaşlı eğer şartlar normal olsaydı ikimiz onlara bakabilirdik, hem benim yüzümden burada kalmanıza gönlüm el vermez 

SELMA: Musa, nasıl yaparım sensiz? Yok hayır. Gitmiyorum hiçbir yere. Gerekirse seninle burada ölürüm.

MUSA: Çevrene bir baksana. Neresinde hayat görüyorsun bu şehrin? Seni bu savaşın yok etmesine izin veremem. Burası bize bir gelecek vadetmiyor. Lütfen dinle beni. Sakın buradaki şeyleri götürme içinde, yüzündeki gülümseme hiç eksilmesin, gittiğin yerde insanların seni sevmesine izin ver.

SELMA: Ben…Ben düşüneceğim.

 

                                                                    (./..)

 

MUSA: Selma’yı gönderdin mi Selim?

SELİM: Hasan abiyle gittiler kardeşim. İçin rahat olsun.

MUSA: Seferberlikten haber var mı?

SELİM: Gündüz radyo odasının kapısına bırakmış postacı. Çağrı almışız.

EFEKT                                           : Bomba Düşme Sesi 1”

MUSA: Sabaha yolcu o zaman. Kapanışı en sevdiğim şarkıyla yapalım mı?

GEÇİŞ MÜZİĞİ                           : Sergey Kutanin-Olga Stoikova, Oglan 10”

 

                                                                     (./..)

Radyo Drama