Dünyanın "Engin" Hayranları, Türkiye'nin "Akyürek"li Elçileri

Zafer YILMAZ

Hacettepe Üniversitesi
İnternet Haberi

Hayranlık "çok beğenmek, tutkuyla bağlanmak" anlamına geliyor. Çoğunlukla popüler kültürle ilişkilendirilen olgu, "alt-kültür" denilerek "akılcı olmamak"la bir tutuluyor. Belirli bir kültür seviyesi tasavvur ediliyor ve hayranlık, o kültür seviyesinin çokça altına veya daha insaflı olarak "ideal-kültür-dışı"na sürülüyor.   

"Dünyada Türkiye'de olduğundan daha ünlü" denen Sinema-TV oyuncusu ve yazar Engin Akyürek'in çok farklı kıta ve ülkelerden hayranlarına İngilizce ve Fransızca çevrimiçi anketler, kabul edenlerle de video görüşmeler yoluyla ulaştım. Büyük bölümü açık uçlu olan anket sorularıma diledikleri uzunlukta yanıt verdiler. Ayrıca büyük bir nezaket göstererek kişisel fotoğraflarını ve video görüşme kayıtlarımızı yayınlamama izin verdiler. Sosyal medya üzerinden iletişime geçtiğim tekil hayranlar, soruşturmamı bir diğerine aktararak 5 kıta ve 45 ülkeden, toplam 182 hayrana ulaşmamı sağladılar.

Çokça küçümsenen "hayranlık" olgusunun, Akyürek örneğinde olduğu gibi, Türkiye hakkındaki ön yargıları yıkabildiğini; Türk kültürünün, özellikle Türkçe öğrenimine merakı artırması yönüyle, uluslararası etkisini büyüttüğünü gördüm. Kalıp yargının tümüyle dışında, hiç de "eğitimsiz" veya "dış-alt-kültür" olmayan, o temiz kalpli ("ak-yürek") gerçek kişilerin düzenli hayır etkinlikleriyle uluslararası dayanışmayı güçlendirdiğine tanık oldum.

6 aya varan soruşturmam sırasında Engin Akyürek hakkında araştırmalar yapmış, kitaplarından bölümler ayırmış iki akademisyene de ulaşma fırsatını yakaladım. Georgia Üniversitesi'nden (ABD) Seçkin Prof. Dr. Carolina Acosta-Alzuru ve Pakistan Lahore Beaconhouse National University'de Emekli Profesör Navid Shahzad sabırla sorularımı yanıtladılar, Akyürek hayranlığını sosyo-psikolojik ve kültürel temelleriyle analiz ettiler. Özellikle Navid Shahzad'ın, Akyürek'i ve karakterlerini de dahil ederek; Türk televizyon yapımlarının, Batılı film ve dizilerdeki Türkleri ve Müslümanları aşağılayan, İslamofobik nitelikteki stereotip karakterlere karşı güçlü bir alternatif oluşturduğunu vurgulaması oldukça çarpıcıydı.  

İnternet Haberi