KÜLTÜRLERİN ARMONİSİ : SENTEZ MÜZİK

Göksu Kandemir

Saffethan Balcı

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
Radyo Belgeseli

 

AÇIKLAMA

Son zamanlarda yükselişe geçen ve geleneksel müzik ile modern müzik arasında bir kültür köprüsü kuran “Sentez Müzik”i süremiz dahilinde örneklerle inceledik.

Bu projedeki amacımız, sentez müziğin farklı yaş aralığındaki ve farklı müzik zevklerine sahip olan kitleleri aynı eserde bir araya getirebilme gücüne dikkat çekmektir.

Projemizi Neşet Ertaş’ın Gönül Dağı türküsünü orijinalini bozmadan remixleyen Aranjör Yasin Keleş ile yaptığımız röportaj ve sokak röportajları ile destekledik.

 

 

 

KÜLTÜRLERİN ARMONİSİ : SENTEZ MÜZİK

GEÇİŞ MÜZİĞİ (Mix) 

İnsanoğlu varoluşundan bu yana kendini ifade edebilmenin tutkusunu yaşamıştır…

Bunun için de bin bir çeşit yöntem geliştirmiştir.

Anlatmak ve anlaşılmak için seçtiği en etkili yollardan biri de kuşkusuz müzik olmuştur...

Yedi nota ile milyonlarca farklı ezgi oluşturulabilen bu eşsiz sanat, kendi içerisinde birçok tarzı barındırır. Kalıplar ve enstrümanlar farklı olsa da eserleri ortaya çıkaran acı, mutluluk, sevgiliye serzeniş ve kendini arayış hep aynıdır…

Peki, farklı sosyokültürel kesimlere hitap eden tarzlar birleştirilirse ne olur? Bu yolla ortaya çıkan o mozaikten ”sentez müzikten” bahsedelim… 1970’lerde Barış Manço (Gönül Dağı) ve Okay Temiz gibi isimlerin öncülüğü ile (Dere Geliyor) Batı ezgileri ve Anadolu ezgilerinin birleşiminden doğmuş, birbirinin tarzını hiç dinlememiş insanlara farklı dünyaların kapılarını açmıştır. Sentez müzik, farklı kültürlere ait türlerin önceden belirlenmiş bir formüle göre bilinçli, kontrollü ve düzenli bir şekilde harmanlanması anlamına gelmektedir.

 

Bu müzik türünü inceleyebilmek için elbette önce kitleleri analiz etmek gerekir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 2009 yılında yaptığı, Radyo Dinleme Eğilimleri Araştırması’na göre, ülkemizde müzik türlerinin dinlenme oranları sonuçlarında, Türk Halk Müziği %48.9 oranıyla en çok dinlenen müzik türü olurken, Türk Pop Müziği yüzde %40.8 ile ikinci sırada yer almış, Türk Sanat Müziği ve arabesk müzik ise %35.6’lık oranı paylaşarak diğer türleri takip etmiştir.

10 yıl sonra,  yani RTÜK’ün aynı araştırmasının 2019 yılı sonuçları incelendiğinde ise arabesk müzik, yerli pop ve rap müziğin artışı dikkat çekmiştir.

Müzik türlerinin kendilerine has kemik kitleleri bulunurken, bütün tarzları aynı ritimlerde buluşturan sentez müziğin gücü işte bu noktada karşımıza çıkar…

Örneğin, Sivaslı bir aşığın bağlamasından çıkan o muhteşem türkünün bir piyanonun tuşlarında tekrar vücut bulup tüm dünya tarafından alkışlanması, yükselişe geçen sentez müziğin gücünün bir yansımasıdır.

Kullanılan enstrüman değiştiğinde aynı türkünün yerelden evrensele geçişinin en önemli örneklerinden birine Aşık Veysel’in Kara Toprak türküsüne 2003 yılında yaptığı düzenlemelerle farklı bir takdim tarzı kazandıran dünyaca ünlü piyanist ve bestecimiz Fazıl Say imza atmıştır…

Acaba, 1894 yılında Sivrialan köyünde doğan Aşık Veysel, benim sadık yarim kara topraktır türküsünü yazarken, tam 110 sene sonra, New York’ta bir konser salonunda piyanoda yorumlanıp,  ayakta alkışlanacağını düşünür müydü?

Peki siz, Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş’ın o yürekleri dağlayan türküsü Gönül Dağı’nın, gençlerin rağbet ettiği ve hareketli ritimlerin çalındığı bir mekanda çalınacağını düşünür müydünüz?

Bir Neşet Ertaş hayranı olan Aranjör Yasin Keleş, 2018 yılında Gönül Dağı’nı orijinalini bozmadan remixlemiş, yani parçayı hareketli ritimlerle düzenlemiştir. Bu çalışma türkülere aşina olmayan kitleyi geleneksel kültür ile buluşturmuş gençlerin beğenisini kazanmış ve milyonlarca dinlenmeye ulaşmıştır. Yasin Keleş’e, bir türkünün üstelik özünü bozmadan remixini yapma fikrinin nasıl geliştiğini ve Neşet Ertaş’ın birçok eseri varken remix için neden Gönül Dağı’nı seçtiğini sorduk...

Yasin Keleş- Röportaj

Arabesk, Türk Müziği’ne Arap ezgileri ve usulleri eklenerek oluşturulmuş, 1960’lı yıllardan beri, belli bir kesimin sevgiliye serzenişleri, hayata sitemleri ve hayal kırıklıkları arabesk müziğin sözlerinde ve ritminde hayat bulmuştur.

Arabeskin yükselişte olduğu yıllarda yani 1970’lerde bir başka kıtada bir başka müzik türü filizleniyordu… Amerika‘nın gettolarında, ‘ikinci sınıf insan‘ muamelesine uğrayan “ghetto siyahilerinin” bir kaçış noktası ve isyanın dile gelişi olarak ortaya çıkardıkları rap müzik zamanla gelişerek dalga dalga bütün dünyaya yayılmıştır.

Arabesk ve rap müziğin ritimleri, ezgileri ve hitap ettiği kesimler elbette birbirinden tamamen farklıdır. Ancak sentez müziğin gücüyle, alkışlar artık her iki tarza birden yükselmektedir.  

Mix (Ceza-Müslüm & Bergen-Sagopa)

Bu iki farklı tarzın bir araya gelerek oluşturduğu sentez parçalara farklı yaş aralığındaki dinleyiciler bakın nasıl yorumlarda bulunuyor…

Sokak Röportajı

Zıtlıkların güzelliğini, farklılıktan doğan zenginliği bir kez daha hatırlatan bu sanat dalında, yerelden evrensele uzanan bir yolculuğun sentez müziğin hikayesini paylaştık.

Unutmayalım ki,

Her ulus bir bestedir…

Ve besteler başka notalardaki güzelliği keşfederek, onlardan esinlenerek bir dünya olurlar…

Müzik mix.

 

 

Radyo Belgeseli