YALNIZ KADINLAR SOKAĞI FOTOĞRAFÇISI

RADYO TİYATROSU

Yazan:Aysel Kırılmaz

Yöneten:Ümit Aygül

Oynayanlar

Ayten:Deniz Zeybek

Ayşe Pala:Aysel kırılmaz

 

Şiir:Deniz Zeybek

Ses Kayıt, Efekt, Kurgu:Ümit Aygül

YALNIZ KADINLAR SOKAĞI FOTOĞRAFÇISI

AYTEN: Saatlerdir yürüyorum. Aslında yürümeyi seviyorum. Belki de bir fotoğrafçıda olması gereken ilk özelliklerden biri yürümek…’’anı yakalamak için anı adımlamak gerek’’ Fotoğrafçıyım ben, caddeleri, sokakları adımlıyor gülümseyen kadın fotoğrafları çekiyorum. Bir toplumun mutluluğunun ölçütünün gülümseyen kadınlarının temsil ettiğini düşünmüşümdür hep. Ben de kadınım… Anneyim…

Hava kararmak üzere. Uzun zamandır yürüyorum fakat henüz birkaç kare yakalayabildim sadece. Ara sokaklara girmeliyim belki de… Kalabalıklarda bireyleri yakalamak zor oluyor. Caddeler maskeli balo gibi… Gerçek hayatsa ara sokaklarda…

Önüme çıkan ilk sokağa dalıyorum. Dar kasvetli bir sokak. Hava birden buz kesiyor. Sanki, hastane odasından çıkıp morga girmiş gibi hissediyorum. İleride küçük bir park var; bankta bir kadın oturuyor. Hemen yanına gidiyorum.

AYTEN: Merhaba

AYŞE: Merhaba

AYTEN: Otura bilir miyim ?

AYŞE: Tabii buyrun.

AYTEN: Bu sokağın adını biliyor musunuz ?

AYŞE: Yalnız kadınlar sokağı

AYTEN: Hayret! Daha önce buralarda çok dolaştım ama bu sokağı hiç hatırlamıyorum.

AYŞE: Zaten bizi kimse hatırlamaz

AYTEN: Ben Ayten, fotoğrafçıyım; gülümseyen kadın fotoğrafları çekiyorum.

AYŞE: Ne güzel, ama bu sokakta gülen kadın bulamazsınız. Ben Ayşe,

AYTEN: Bu sokakta mı oturuyorsunuz?

AYŞE: Evet

AYTEN: Çok sakin görünüyor. Pencere pervazlarında saksılar var ama çiçekler solmuş. Hiç çocuk sesi yok…

AYŞE: Annem derdi ki ‘’ sevginin olmadığı yerde her şey ölür.’’

AYTEN: Kim oturuyor ki bu evlerde ?

AYŞE: Şu sıvası dökülmüş, köhne, çatık kaşlı, tek katlı, bir göz bir oda evde töre var. Kılıfı; namus… Namlusu hep kadına bakan. Tetikte ise yabancı yok; bazen koca, bazen baba, bazen ağanın parmakları… Güldünya’yı duymuş muydun?

AYTEN: Sanırım bir gazete manşetinde görmüştüm.

Ayşe: Doğan çocuğuna ‘Umut’’ adını koydu ama hastane odasında vuruldu… Gül dünya gül…. Törenin yanında şiddet oturuyor. Şu kırmızı kiremitli, penceresiz, kırık dökük evde… Mazeretler bazen kıskançlık, bazen sofranın tuzu oluyor… Şiddeti güç sanıyorlar, oysa acıya dayanmaktır güç… Ben yıllarca dayandım ve benim gibi nice kadın….

AYTEN: Neden?

AYŞE: Burası çıkmaz bir sokak; insanın gidecek bir yeri olmalı önce… Senin yerin kocanın yanı derler… Kadın başına ne yaparsın deler, nasıl geçinirsin… Çocuklarına kim bakar… Dul kadın olmak kolay mı sanıyorsun derler…Elalem ne der derler… Bir de kendi ayakların üzerinde duramıyorsan; ekonomik gücün yoksa… Çıkmayan bir sokaktasın demektir… Şiir sever misiniz?

AYTEN: Evet, hem de çok. Aslında fotoğraf bir nevi şiirdir, görünenin içindeki şiiri bulmaksa fotoğrafçının işi… Biraz da bu nedenle seviyorum fotoğraf çekmeyi

Ayşe: Papatyalar soldu, yapraklar sarardı

Bulutlar kararmakta…

Havadan önce insanlar soğudu

Güz; kapalı kapılardan girdi,

Acı bir aşkın ortasından geçti

Gel-git yaparken dalgalar,

Silindi kumdaki mürekkepler

Anılara karıştı, çocuk gülüşlü yazlar…

AYTEN: Çocuk gülüşlü yazlar…Çok hoş, birden fotoğraf çekmeye başladığım günü hatırladım; kızımın ilk gülümseyişi…

AYŞE: Kızınız mı var? Kaç yaşında?

AYTEN: Yaşasaydı şimdi genç kız olacaktı.

AYŞE: Üzüldüm.

AYTEN: Üzülmeyin, uzun zaman oldu; onun yokluğuna bir türlü alışamadım ve ondan bana kalan fotoğraf çekme tutkusuna sıkı sıkıya sarıldım… Gülümseyen kadın yüzlerinde hep küçük bir kız çocuğunun şiiri vardır… Sizin çocuklarınız var mı?

AYŞE: İki kızım var; sanırım yaşıyorlar…

AYTEN: Sanırım derken…

AYŞE: Babaları beni öldüresiye dövene kadar hatırlıyorum yaşıyorlardı… Sonrası bulutlu; kapkara, aniden çıkan bir fırtına, hepimizi bambaşka dünyalara savuran… Ve işte onlara miras kalan; soğuk, karanlık, güvensiz bir dünyada çıkmayan bir sokak…. Yalnız kadınlar sokağı… Gitmeliyim

AYTEN: Bir fotoğrafınızı çekebilir miyim ?

AYŞE: Tabii

(Ayten fotoğrafı çeker ve Ayşe; kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime şarkısını söyleyerek uzaklaşır. Ayten fotoğraf makinasına bakar fakat çektiği fotoğrafta kimse yoktur sadece sokağı fotoğraflamıştır. Ayşe’ye seslenir :)

AYTEN: Sizi görüntüleyememişim. Oysa fotoğrafta tüm detaylar var siz hariç bu nasıl olur?

AYŞE: (şarkıya ara verir) Gölgesi olmayanın sureti olmazmış… Ben Ayşe Pala; sureti sadece üçüncü sayfada…

 

Eser Sahipleri:

Aysel Kırılmaz

Deniz Zeybek